Sosyal Medya Doydu Mu?

2006 yılının ilk çeyreğinden itibaren sağda solda karşımıza çıkan sosyal medya terimi ve bu terimin oluşmasında büyük rol oynayan web 2.0 akımı doyuma ulaştı mı acaba diye düşünür oldum. Bir aralar, 2008 – 2009 sezonu, mantar gibi çoğalan internet girişimleri artık son zamanlarda hızını kaybetmeye başladı sanki. Birbirinden iddialı bir çok servis bugünlerde ya para kazanma derdine düştü, ya da maliyetlerini karşılayamadığı için kapanma tehlikesi ile karşı karşıya. Peki sosyal medya bu hale nasıl geldi?
Bu sorunun birçok cevabı olabilir ama benim aklıma gelenler şu şekilde:
- Sosyal medya projeleri ilk çıkışlarında bir inovasyonun peşinde çıktılar. Birçoğu günümüz internet kullanıcısının ihtiyacını karşılar vaziyette idi. Fakat her insanın derdi olan para kazanma ve daha iyi bir hayat yaşama derdi ile bu projeler zamanla yaratıcılarından, O’Reilly’nin tavsiye ettiği kişiler genelde tasarımcılardı, uzaklaşarak yönetimlerini pazarlamacılara ya da pazarlama görevleri ile dolu acemi yönetimlere devretti. Yönetim olarak derdiniz inovasyon ve kullanıcı yerine para kazanmak olduğunda da kaçınılmaz sonuçlar oluşuyor. Reklam alanlarından farkedilmeyen içerikler, içeriğe ulaşmak için para saçmanız gereken saçmalıklar ve diğerleri…
- Küçük balık büyük balık tarafından yenildi. Evet, büyük balıklar Youtube, Facebook ve diğer büyükler artık internet kullanıcılarının vazgeçilmezleri oldu. Açıkçası Facebook üzerinden üye olduğunuz bir çok grup ve yeni eklenen “Like” özelliği ile internette çok fazla yere bakınmaya gerek kalmadı. Facebook profil duvarınızı gerektiği şekilde filtrelediğinizde gündemi en yakından takip eden kişi olabilirsiniz. Birçok haber sitesi, video sitesi ve diğerleri artık ana yayılma kaynağı olarak profil duvarlarını mesken tutmuş durumda. Çoğu zaman da o anda ilginizi çeken o içeriği tüketip hayatımıza devam ediyoruz.
- Tüketim arttı, üretim azaldı… Belki de doğaya yüzyıllar içinde verdiğimiz zararlardan yola çıkarak bu sonucu çok da yadırgayamayız. Tüketen internet kullanıcısı sayısı üreten kullanıcı sayısına göre oldukça yüksek bir oranda artışına devam ettiği sürece kaliteli içerik de, içeriğin kendisi de sıkıntılı bir hale gelmekte. İçerik üretemeyen, üretmeyen kullanıcı da aslında üyesi olduğu siteye zarar vermekte, bu zararlar toplamında da sosyal medya zarar görmekte.
Bunlar ve benzeri maddeler çoğaltılabilir. Peki sorunların cevapları neler olabilir?
- Yapılmayanı yapmak derdiyle değil, yapılanı daha iyi yapmak derdinde olmak lazım. Mevcut büyük sitelerden kaynak ve içerik alarak, API, yeni girişiminizi güçlü adımlarla ayağa kaldırabilirsiniz. Bir video sitesi açmak ve yüksek trafikleri elde etmeye çalışmak Youtube ve benzerleri varken imkansız. Adult üzerinden para kazanmak dert değilse sizin için halen o alanda açıklar mevcut. Ama açacağınız video sitesi Youtube videolarını daha niş olarak, sadece arabesk video klipler, sunacaksa kullanıcınıza bir artıdır. Youtube’u açıp Orhan Gencebay araması yapıp, en kalitelilerini o arama sonuçlarından bulup izlemeye çalışmaktan ise, engüzelOrhanAbiVideoları.com, sitenizden bir kaç tık ile HD,HQ, Orhan Gencebay videolarına ulaşmak daha umut verici.
- Sitelerinize artık üyelik almak derdinde olmamalıyız. Facebook hesabı olan insanların tüm dünyada 500 milyonu bulması ve geçmesi size çok yardımcı olacaktır. Facebook hesabı ile giriş yapabileceğimiz bir site aynı anda üye de olduğumuz bir site haline geldi artık. Bir kişinin Facebook hesap bilgilerine ulaşabilmek ve onu sitenize kaydetmek ise yeni bir girişimin üyelik sıkıntısı çekmemesine yardımcı olur.
Bu iki maddeye dikkat edecek olursak çözüm olarak içerik ve üyelik ki bunlar da trafik anlamına gelir, size üzerinde düşünebileceğiniz en iyi çözümler. Zaten girişiminiz içerik ve üye derdini aşabildiyse geri kalan işler hedef kitle reklamları, fırsatlar ve Zuckerberg şansı.






